23 Şubat 2015 Pazartesi

SAÇMA




Tolstoy hayatın saçmalığından bahs ederdi hep.Tolstoy için,intihar çıkış yoluydu.Peki,Tolstoy korkak biri miydi?Hayır.Tolstoy için,aşk,para,ihtiras,ihtişam,eğlence,hayeller ölüm karşısında acizdi ve Tolstoy ölüm varsa bunların hepsi boş der ve ilk yapılması gereken şeyin intihar olduğunu söylerdi.Peki,Tolstoy bir çıkış yolu bulmuş muydu?İntihar etmek çıkış yoluysa evet bulmuşdu.Bence yetersizdi.Bir alternativ düşünmeliydi.Başka bir çözüm bulmalıydı.Bulamadı.Ölmeseydi bulurdu belki.Neyse zaten ölümünden sonra unutuldu söyledikleri.Rafa kaldırıldı ve tozlandı düşünceleri.Gel gelelim Albert Camus raftan çıkarttı ve tozunu aldı.Karar vermişti bir yolunu bulmaya.Çalışmalara başladı.İntihar fikrini reddetti.Bu hayatta yaşamak,intihar etmekten daha cesaretli olduğunu dile getirdi ilk önce.Çok çalıştı.Buldu mu dersiniz?Bir gözden geçirelim.Eski bir nihilsti Camus.Aşmıştı nihilsm'i."Saçma" kavramını yarattı ve ölenedek geri adım atmadı.Camus'a göre sadece yaşamak gerekirdi bir anlam aramadan.Nefes alan her insan,yaşamalıydı sadece.Bir düşün peşinden koşmamak gerekirdi.En ünlü kitabı olan "Yabancı"da Merso(Kitapta Merso soyismiydi,ismi verilmemişti,ama.1967'de çekilen "The Stranger"filminde Artur ismi kullanılmıştır)"Nasıl sallarsan salla her zaman bir şeylerde suçlu bulunursun"demişti ve bununla da,anlatmaya çalışmışdı nasıl yaşanılması gerektiğini.O kitaptan(Yabancı)bir alıntı daha. "Ne Yapalım, diyordum, „ölmem kaçınılmazmış!Başkalarından önce ölecektim, su götürür yanı yok bunun. Ama herkes bilir ki, hayat yaşamaya değmez. Aslına bakarsanız, insan ha otuzunda ölmüş ha yetmişinde, pek önemli değildi. Çünkü, her iki halde de, pek doğal ki, başka erkekler de, başka kadınlar da yaşayacaklardı, hem de binlerce yıl… Şimdi de olsa, yirmi yıl sonra da olsa yine bendim ölecek olan. Şu anda beni bu düşüncemde biraz üzen şey, yirmi yıl daha yaşamayı düşünürken, yüreğimin korkunç derecede hoplamasıydı. Ama onu bastırmak için, yirmi yıl sonra yine o gün gelip çattığı zaman, düşüncelerimin ne olacağını hayal etmek yetiyordu. Değil mi ki insan ölecekti, öyleyse bunun ne zaman ve nasıl olacağı pek önemli değildi."
(Yabancı adlı romanından, s.109)
Camus,Sartre'ın fikirleriyle hemfikirdi.Camus içinde insan hayata atılmıştı.Camus tanrıtanımaz mıydı?Evet.Peki inkar ediyor muydu?Hayır.Nitekim kendisinin de,söylediği gibi İlahsız bir dünyanı absürt görüyordu kendiside.Sadece dini kişiliği yoktu ve din üzerine yaşamazdı.Son olarak Camus'un dediği gibi hayatın yaşamaya değer olup olmadığını araştırmak gerekiyor.Dünyanın 3 boyutlu olup olmadığı kimin umrunda...

0 Yorum:

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

<< Ana Sayfa